Neşet Ertaş Devlet Sanatçılığı Unvanını Neden Reddetti?
Büyük usta Neşet Ertaş, sadece sazıyla değil, duruşuyla da bir efsaneydi.
Pek çok kişi onu Bozkır’ın Tezenesi olarak tanır; ancak bu lakabın arkasındaki hikâyeyi veya devletin en yüksek unvanını neden elinin tersiyle ittiğini az kişi bilir.
Efsaneye göre, bu unutulmaz lakabı kendisine veren isim Türk edebiyatının dev çınarı Yaşar Kemal’dir. 1970’li yıllarda hapishanede olduğu bir dönemde, Yaşar Kemal kendisine gönderdiği bir kitabın kapağına şu notu düşer: “Bozkırın Tezenesi’ne…”
Bu iki kelime, Ertaş’ın tüm hayatını ve sanatını özetleyen en büyük nişanesi olur.
Ancak Ertaş’ın halkla olan bu sarsılmaz bağı, yıllar sonra Süleyman Demirel döneminde kendisine sunulan “Devlet Sanatçılığı” unvanını reddetmesiyle başka bir boyuta taşınacaktır.
“Ben Halkın Sanatçısıyım”: Reddedilen O Ünvan
Süleyman Demirel’in cumhurbaşkanlığı döneminde, Neşet Ertaş’a resmen “Devlet Sanatçısı” unvanı teklif edilir. O dönem pek çok sanatçı için bu ünvan, kariyerin zirvesi ve büyük bir prestij kaynağıyken, Ertaş’ın cevabı tarihe geçer:
“O dönem Süleyman Demirel Cumhurbaşkanıydı. Devlet sanatçılığı teklif edildi. ‘Hepimiz bu devletin sanatçısıyız, ayrıca bir devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor’ diyerek teklifi reddettim. Ben halkın sanatçısı kalmayı tercih ederim.”
Ertaş, bu duruşuyla sanatın devletin hiyerarşisine değil, halkın kalbine ait olduğunu savunuyordu.
Ona göre bir sanatçıyı “devletin” ilan etmek, onu diğer sanatçılardan ve asıl beslendiği kaynaktan, yani halktan, koparmaktı.
Yaşar Kemal ve Bozkırın Tezenesi Hikayesi
“Tezene” bağlama çalarken kullanılan mızraptır.
Neşet Ertaş’ın bağlamasından çıkan o yanık ses, bozkırın tam kalbinden geliyordu. Yaşar Kemal, Ertaş’ı bu isimle onurlandırdığında aslında onun sadece bir müzisyen değil, bir toprak sesi olduğunu vurguluyordu.
İlginçtir ki, Neşet Ertaş yıllar sonra kendisine neden bu lakabın verildiği sorulduğunda, “Bizim buralarda bağlamanın ucuna tezene derler, Yaşar Kemal abi de bizi böyle gördü herhalde,” diyerek her zamanki mütevazılığını korumuştur.
Neden Bu Hikâyeler Bugün Hâlâ Önemli?
Günümüzde sanat ve popülerlik arasındaki çizgi silinirken, Neşet Ertaş’ın hiçbir maddiyatı veya unvanı halkın sevgisinin önüne koymaması, onun neden “ölümsüz” olduğunu açıklıyor.
Mahzuni Şerif’in yasaklı kasetlerle verdiği mücadeleye benzer şekilde, Neşet Ertaş da resmi unvanlara karşı halktan yana olan dik duruşunu her zaman korumuştur.
O, sadece bir müzisyen değil, Anadolu’nun felsefesini omuzlarında taşıyan bir bilgeydi.
Sıkça Sorulan Sorular
Bozkır’ın Tezenesi lakabını kim verdi?
Bu lakap, usta yazar Yaşar Kemal tarafından verilmiştir.
Neşet Ertaş neden devlet sanatçısı unvanını reddetti?
“Hepimiz bu devletin sanatçısıyız, ayrımcılık olur” diyerek halkın sanatçısı kalmayı seçmiştir.
—Hakan, SazName.com Kurucusu
Sazname’ye Abone Olun
Bu tarz derinlikli incelemeler, halk müziğinin saklı kalan hikâyeleri ve ozanlarımızın bilinmeyen yönleri her hafta e-posta kutunuza gelsin. Neşet Ertaş’tan Mahzuni Şerif’e, Anadolu’nun sesini beraber keşfedelim.

