Nem Kaldı: Herkesin Bildiği, Kimsenin Aynı Söylemediği Türkü
Bir sahne düşünün. Erdal Erzincan’ın bağlaması girişi yapar, salon nefesini tutar. Cem Karaca’nın Dervişan’la 1975’te bütün bir albüme adını verdiği o türkü başlar: Nem Kaldı.
Herkes ezbere bilir. Ama bir dörtlüğe gelindiğinde tuhaf bir şey olur. Kimi sanatçı o dizeyi olduğu gibi okur, kimi sözleri değiştirir, kimi o dörtlüğü hiç söylemez.
Mahzuni Şerif’in en çok yorumlanan türküsünün, en az anlaşılan dörtlüğüdür bu.
İçinde iki isim geçer: Ali ve Osman.
“Nice dertler gördüm derman çıktılar, Çok Ali’ler Gördüm Osman çıktılar. Eski dostlar bize düşman çıktılar, Birkaç türlü puştan gayrı nem kaldı”
Peki bir türkünün bir dörtlüğü, yarım asırdır sahneden sahneye neden başkalaşarak taşınıyor?
Nem Kaldı Kimin, Ne Anlatıyor?
Sözü de müziği de Aşık Mahzuni Şerif’e aittir.
İlk dizesinden ötürü “Parsel Parsel Eylemişler” olarak da bilinir, ama halkın dilinde adı nakaratından gelir: nem kaldı, yani “benden geriye ne kaldı.”
Türkü bir yoksunluk ve ihanet ağıdıdır.
Dünyanın parsellenip paylaşıldığı, ozanın kendi köyünden koparıldığı, elinde dosta götürecek bir armağan bile kalmadığı bir tükenişi anlatır.
Her dörtlük bir şeyin elden gidişiyle biter ve hep aynı soruya döner: nem kaldı?
Sonunda geriye kalan tek şey, dağda bir avcının kurşununu bekleyen yaralı bir gönüldür.
Bu yüzden türkü kuşaktan kuşağa yeniden doğdu.
Cem Karaca ve Dervişan 1975’te albümlerine bu türkünün adını verdi. Selda Bağcan okudu, Erdal Erzincan bağlamasıyla yeniden okudu, yıllar sonra Feridun Düzağaç bir saygı albümünde seslendirdi.
Mahzuni’nin yasaklı kasetlerle Avrupa’ya taşınan öteki türküleri gibi, Nem Kaldı da hiç susmadı.
Tartışmalı Dörtlük: “Ali” ile “Osman” Ne Anlatır?
Türkünün kalbindeki dörtlükte Mahzuni, hayatında güvendiği insanları anlatır: çok kişiyi Ali bilmiştir, ama onlar Osman çıkmıştır.
Aslında bir ihanet istiaresidir bu.
Hz. Ali; sadakatin, adaletin ve doğru yolun simgesidir.
Osman ise bu sembolik dilde, yoldan ayrılanın, iktidara yaslananın arketipi olarak kullanılır.
Yani ozan “Ali bildiğim çok kişi Osman çıktı” derken, “mert sandıklarım namert çıktı” demek ister. Anadolu’da bu dize neredeyse bir deyime dönüşmüştür.
Tartışma da tam buradan doğar.
Kimileri için, Osman saygın bir sahabedir; onun bu şekilde anılması rahatsız edicidir.
Cem Karaca, Erdal Erzincan ve Feridun Düzağaç gibi pek çok yorumcunun bu dörtlüğü yumuşatmasının ya da hiç okumamasının sebebi budur.
Mahzuni’nin sazından çıkan bu gerilim yeni değildir.
Dört yüz yıl önce Pir Sultan Abdal idam sehpasında üç şiirinin üçünde de “Şah” dediğinde aynı şey oluyordu: bir türkü, aynı anda siyasi ve inançsal bir duruştu.
Feyzullah Çınar’ın sazıyla yaşattığı Alevi deyiş geleneği de bu damardan beslenir.
Neden Her Yorumda Sözler Değişiyor?
İşte türkünün asıl hikayesi burada başlar. Nem Kaldı’nın tek bir “doğru” metni yoktur.
Bir kayıtta ozan, çok kişiyi Ali bilip Osman olarak gördüğünü söyler. Bir başkasında aynı dize, Ali geçinip sonradan ettiğine pişman olanlara döner.
İhanet dörtlüğünün son sözü kimi kaynakta sert bir küfre, kimisinde çok daha yumuşak bir sözcüğe dönüşür. Aynı türkü, her ağızda biraz başkalaşır.
Türkünün canlı oluşunun kanıtıdır bu.
Bir türkünün varyantlarının ve künyesinin nasıl çıkarıldığı, tam da böyle eserlerde anlam kazanır.
Söz dilden dile geçerken yöreye, icracıya ve döneme göre değişir.
Nem Kaldı’nın birbirinden farklı metinleri, bir türkünün yarım yüzyılda nasıl yol aldığının canlı bir kaydıdır.
Mahzuni’nin Yasak ve Gurbetle İmtihanı
Nem Kaldı’nın o dörtlüğünü kimsenin rahatça okuyamaması bir tesadüf sayılmaz.
Mahzuni Şerif bütün ömrü boyunca bu baskının altında üretti. “Dom Dom Kurşunu” bir dönem yasaklandı, yine de en çok yorumlanan türkülerinden biri oldu.
Asıl adıyla Şerif Cırık, 17 Kasım 1940’ta Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesine bağlı Berçenek köyünde doğdu.
Hayatının son yıllarını gurbette, Almanya’da geçirdi. 17 Mayıs 2002’de Köln’de hayata veda etti.
Vasiyeti üzerine Hacıbektaş’taki Hacı Bektaş Veli Külliyesi yakınındaki Çilehane’ye defnedildi.
Berçenek’ten Köln’e uzanan bir ömür. Geriye, o efsane dörtlükte ruh bulan ölümsüz bir ozan ve türkü kaldı.
Sıkça Sorulan Sorular
Nem Kaldı kimin türküsü?
Sözü ve müziği Aşık Mahzuni Şerif’e aittir. İlk dizesinden ötürü “Parsel Parsel Eylemişler” olarak da bilinir.
“Nem kaldı” ne demek?
“Benden geriye ne kaldı” anlamına gelir. Türkü, elinden alınan her şeyin ardından insanın geriye ne bıraktığını sorar.
Mahzuni’nin “Ali ile Osman” benzetmesi ne anlatır?
Bir ihanet istiaresidir. Alevi-Bektaşi sembolizminde Ali sadakati ve doğruluğu, Osman ise yoldan ayrılanı temsil eder. Mahzuni, güvendiği pek çok kişinin sonradan ihanet ettiğini bu iki isimle anlatır.
Nem Kaldı’yı kimler seslendirdi?
Cem Karaca ve Dervişan (1975), Selda Bağcan, Erdal Erzincan ve Feridun Düzağaç başta olmak üzere pek çok sanatçı yorumladı.
Nem Kaldı’nın sözleri neden farklı söyleniyor?
Türkü sözlü gelenekte yayıldığı için birden çok metni vardır. Ayrıca Ali ile Osman’ın geçtiği dörtlük, inançsal hassasiyet nedeniyle kimi yorumcular tarafından değiştirilir ya da okunmaz.
Mahzuni Şerif kimdir, ne zaman ve nerede öldü?
Asıl adı Şerif Cırık’tır. 1940’ta Afşin’de doğdu, 17 Mayıs 2002’de Köln’de vefat etti ve Hacıbektaş’a defnedildi.
Bir Geleneğin Kalbinden
Bir türkünün bir dörtlüğünün yarım asırdır sahneden sahneye değişerek taşınması, sazın neden hiç susmadığını anlatır.
Söz, kimi zaman korkudan, kimi zaman saygıdan, kimi zaman da unutkanlıktan başkalaşır. Ama hiç kaybolmaz.
Neşet Ertaş’ın devlet sanatçılığını reddi gibi, Mahzuni’nin bu dörtlüğü de bir ozanın iktidarla, gelenekle ve kendi sözüyle hesaplaşmasıdır.
Berçenek’ten Köln’e, Banaz’dan Kırşehir’e uzanan bu uzun hattı her ay posta kutunuza taşıyorum.
—Hakan, SazName.com Kurucusu
Bu Yazımı Paylaşın, Emeğime Destek Olun
Nem Kaldı bugüne dilden dile, sazdan saza geçerek ulaştı.
Bu yazı da aynı yoldan gitsin: türküye gönül vermiş bir dostunuzla paylaşırsanız, bir türkünün neden hiç susmadığı bir kişiye daha anlatılmış olur.
Kaynakça
A. İhsan Aktaş, Anadolu’yu Kucaklayan Ozan Aşık Mahzuni Şerif, Baran Ofset, Ankara, 2002.
Coşkun Otluoğlu, “Bağlamından Koparılan Türküler” (Nem Kaldı’daki Ali-Osman dörtlüğü tartışması üzerine).
Türkü Dostları, “Nem Kaldı (Parsel Parsel Eylemişler) Türküsünün Sözleri”.

