(güncellendi )

Mecnunum Leyla'mı Gördüm Kime Ait?

  • türkü hikayeleri
  • İğdecikli Âşık Veli
  • Ali İzzet Özkan
  • Sivas
Mecnunum Leyla'mı Gördüm türküsü ve İğdecikli Âşık Veli üzerine Sazname dosyası kapağı

Bir bakış, bir geçiş, bir yangın. Mecnun sevdiğini görür, sevdiği bir kere bakar ve geçip gider. Türküyü kimi Âşık Veysel’in eski plaklarından, kimi Tülay German’ın sesinden tanır. Peki bu sözler kimin? Bu türküde cevap, plak etiketlerinin yazdığından daha eskiye gider.

Mecnunum Leyla’mı Gördüm kime ait?

Sivas âşık geleneğinin başlıca uzmanı Doğan Kaya ve Sivas Valiliği kayıtları, türkünün sözlerini 19. yüzyıl Emlek ozanı İğdecikli Âşık Veli’ye bağlar. Buna karşılık TRT repertuvarı ve yaygın kayıt, sözü Âşık Ali İzzet Özkan adına geçirir. Yani bu, Sazname’nin sık sık peşine düştüğü türden bir mesele: tartışmalı biçimde atfedilmiş bir eser. Türkü bazı yörelerde “Baktı Geçti” veya “Yaktı Geçti” adıyla da anılır.

Belge ne diyor?

En eski katman İğdecikli Veli’yi işaret eder. Doğan Kaya’nın çalışmaları ve Sivas Valiliği kaydı, Âşık Veysel’in İstanbul’da doldurduğu ve en çok sevilen plaklarından birinin “19. yüzyıl halk şairi İğdecikli Veli’nin Mecnun’um Leyla’mı gördüm türküsü” olduğunu belirtir. Türkü, Veysel’in Ankara Radyoevi’nde Mesut Cemil’in huzurunda söyleyip adını duyurduğu ilk türkülerdendir.

TRT Türk Halk Müziği repertuvarında ise sözler Ali İzzet Özkan adına kayıtlıdır. Yaygın metin, son dörtlüğü “İzzeti” tapşırmasıyla kapatır. İsmail Özmen’in Alevi-Bektaşi Şiirleri Antolojisi’nde (C. IV, s. 185) aynı sözler, farklı bir tapşırmayla “Veli” mahlasına bağlanır. Aynı dizeler, iki imza, iki dönem.

Bu, halk şiirinde sık görülen bir tapşırma ve aktarım sorunudur. Emlek yöresi birden çok usta yetiştirdi; eski bir Veli deyişi, sonraki bir ustanın defterine kendi mührüyle geçmiş olabilir. Aynı tür bir mahlas karışıklığı Gafil Gezme Şaşkın’da da yaşanır; orada da aynı adı taşıyan birden çok ozan, tek bir imzanın gölgesinde birbirine karışır. Bu ayrımı varyant ve künye rehberimizde anlatmıştık. Kaydın nasıl okunacağı için TRT repertuvarı rehberimize de bakabilirsiniz.

Türküyü kim taşıdı?

Türküyü geniş kitlelere ilk taşıyan ses Âşık Veysel’dir. Radyo ve plak yoluyla türkü Anadolu’ya yayıldı. Yıllar sonra, 1960’ların Anadolu pop dalgasında Tülay German, Erdem Buri’nin düzenlemesiyle türküyü yeniden yorumladı; kayıt, o dalganın fitilini ateşleyen tarihi “Burçak Tarlası” 45’liğinin diğer yüzünde yer aldı. Burçak Tarlası’nın hikayesini ayrıca ele almıştık. Aynı ozana atfedilen ve sahipliği tartışmasız olan Mühür Gözlüm ile karşılaştırıldığında, bu türkünün atıf hikayesi çok daha katmanlıdır. Sonraki yıllarda Erkan Oğur ile İsmail Hakkı Demircioğlu, Ruhi Su gibi isimler de türküye ses verdi.

Türkü ne anlatıyor?

Adı doğrudan Leyla ile Mecnun’u çağırır. Türkü, divan şiirinin mecazlarını halkın diliyle söyler: bir tek bakışta yakılan âşık, geçip giden sevgili, sabaha karşı kayıp giden bir yıldız. Zühre yıldızı, gamze, kement gibi klasik imgeler burada yalın bir Anadolu ezgisine dönüşür. Söz sade, acı derindir.

Özet

En güçlü belge, türküyü 19. yüzyıl ozanı İğdecikli Âşık Veli’ye bağlar. Ali İzzet Özkan adı, TRT kaydı ve “İzzeti” tapşırmalı varyantla sonradan eklenir. Türküyü radyoya ve plağa taşıyan ise Âşık Veysel’dir. “Kime ait?” sorusunun tek düz bir cevabı yok. Sahibi belgeyle netleşmiş Mihriban’ın aksine, burada kayıtlar iki ayrı isme dağılır. Sazname’nin işi de burada başlar: kaydı en eskiye ve en güçlü belgeye yaslamak, ötekini de rivayet olarak kayda geçirmek.

Sazname'yi X'te @sazname, TikTok'ta @sazname.com hesaplarından takip edebilirsiniz.